Anlamsızlığın tanımı olmaya başlamıştı yaşantım yavaştan. Hataların kaynağı benmişçesine ve o kadar da çözüm üretme çabasında ilerlerken. Günah keçisi olabilmek kadar zor eylemler dizisinin başlangıcında yürürken ağır aksak, başlangıçlarımı ancak bitişlerime bağlıyorum, yine kendime tükeniyorum…
Yoruluyorum damarlarımda hissedercesine, emek değerini yitiriyor içimde. Emeklemeler, sürünmeler, yorulmalar, tükenmişim arkadaş. Çıktığımdan çok batar olmuş bedenim çamurlara. Elmas çamura bulansa ne olur bir silersin parlardaki elmas olmayı bile beceremiyorum. Ben kendimi anlatma çabasında şimdi tüketiyorum benzetmelerimi…
Fırsatlarımı kucaklıyorum kocaman, bir koltuk altına sığdırmaya çalışıyorum yaşantımı, ruhumu, bedenimi. Tek koltukta gezdiriyorum hepsini, tek seferde yitiriyorum kendimi. Pratik yaşamın döngüsünde çok pratik kaybediyorum içimdeki benliği. Ayağa kalkmak hep kolay adama, geriye kalan tüketmese bide…
Doğrularımı arıyorum şimdilerde, tek doğru var yalanından hareketle. Ne doğrusudur bu kimin doğrusudur anlamadım tipkı anlamlandıramadığım pek çok yalan gibi. Bir nefes daha çekiyorum nargilemden şimdi usulca, dumanına salıyorum ciğerlerimden odamın bir diğer köşesine içimden eksilen sadece duman, geride kalansa hiçliğim…
Sonunda yine anladım işte, eğrisiyle doğrusuyla, iyisiyle kötüsüyle geride kalan kocaman bir ben ve hiç, yarın yine ayakta olacağım sonra yine düşeceğim. Acı çekme sevdasını ben kendim belleyeceğim…
Tarih: 05 Ocak 2009 | Etiketler: hiçlik, yazı | Toplam 342 kez okunmuş |
umutavci.com © 2008 | Tasarım: Umut AVCI | Kodlama: Yakuter | Altyapı: Wordpress | Gizlilik Anlaşması
teşekkür ederim yorumun ve düşüncelerin için.
Tesadüfen rastladım ve merakla okudum yazılarını. Yıllar önce yine tesadüfen karşılaştığım “umut” hala aynı “umut”. Hala içten, derinden, bazen neşeli, bazense sitemli ve kederli, ama hep “umut” dolu…
Bence hiçlik, insanın yüreğinin kuytularıyla baş başa kaldığı andır…Tıpkı hızla akan zamanın bir anlık bi heyecanla veya hüzünle duruvermesi gibi…Kendinleyken tıpkı BALIK burcu yüreğinin yaptığı gibi sakın sert eleştirme o yüreğin sahibini…O bilmese de nice yüreklere taht kurmuştur kalbi.Çünkü Sevgi denilen saf ve sebebsiz duygunun anlamlandığı Sıcacık, Neşeli ve Merhametli bi yüreği vardır….
Tarafsızdır,bir yureğin anlık duygularıdır…:)