ilik, serin ürpertiyor adami gece denilen karanlik. Korku yok aslinda, biraz bekleyis birazda hüzün birazda anlamsizlik.
Benzetmeler yapasi bir ruh halini aldi yalnizlik denilen meret. Gecemde ilerleyen bir gölge, sanki sen. Biraz siir yazarim heyecaniyla titrer olmusken kalemim, betimlemeler, öykünmeler, bir manzum eser ihtiyaci oldu istekler.
Sebebim yok bu gece, sebepsizcesine ölmeli beklide. Beklide ölmeye sebep aramali bu gece. Belki çok sevdigim kedim için ölmeliyim. Dogru ya onu istanbul denen koca memleketin en bilinmez noktalarina emanet edip gelmistim izmir’e. Belki ailem yada en kolay secimle sevgili ugruna ölmeliyim yada yok yok… ideolojik olmali benim ölümüm, vatanima feda etmeli durduk yere canimi. Büyük adamdi dogrular adina öldü desinler. Yada demesinler neden diyorlar ki, ölümü bile birilerinin takdirini kazanmaya mi harcamali?
Yada en iyisi bos ver. Her zaman yaptigin gibi kaleminin tepesine basmali son noktadan sonra. Yavas yavas sizmali rüya denilen memlekete. Bellimi olur yahu. Belki arada vazgeçersin ölümüne kaçmalardan. Belki arada kaçmazsin kendin olmalardan.
Yada, belkiyle baslayan cümleler ardindan bakarsin hayat dedikleri kesite. Sonunu “keske”lere baglar, buruk gülümsemenle geberip gidersin…
Tarih: 05 Ocak 2009 | Etiketler: beklenti, duygu, gece, ölüm, sebep, yazı | Toplam 550 kez okunmuş |
umutavci.com © 2008 | Tasarım: Umut AVCI | Kodlama: Yakuter | Altyapı: Wordpress | Gizlilik Anlaşması